Hazine Bonosu mu Banka Tasarruf Hesabı mı: Getiri Karşılaştırması
Elimde bir miktar birikim vardı ve "Bunu bankada mı tutsam, yoksa devletin bono ihracına mı girsem?" sorusuyla haftalarca uğraştım. Sonunda ikisini de denedim — bir kısmını vadeli hesapta tuttum, bir kısmıyla bono aldım. Aradaki farkı tablolarda değil, hesap özetimde gördüm. Aşağıda o süreçte öğrendiklerimi, karar verirken bakmanız gereken sırayla anlatıyorum.
İki Aracın Mantığı Nasıl Farklı?
Banka tasarruf hesabında bankaya borç veriyorsunuz; banka size faiz ödüyor. Hazine bonosunda ise doğrudan devlete borç veriyorsunuz. Bono kısa vadeli (genelde bir yıla kadar), tahvil daha uzun vadeli borçlanma aracı. Bono çoğunlukla iskontolu satılır: 100 lira nominal değerli kâğıdı örneğin 88 liraya alırsınız, vade sonunda 100 lira alırsınız. Aradaki fark sizin getiriniz.
Bu yapısal fark, hazine bonosu banka tasarruf getirisi karşılaştırmasında en çok gözden kaçan noktayı doğuruyor: bankadaki paranın getirisi vade sonunda netleşir ve sabittir; bononun getirisi ise vade sonuna kadar tutarsanız sabittir, ama erken satarsanız piyasa fiyatına tabidir.
Adım Adım Karşılaştırma
-
Vadenizi netleştirin
Ben ilk hatayı burada yaptım: "3 ay sonra ihtiyacım olabilir" diyerek 6 aylık kâğıt aldım. Paraya erken ihtiyaç duyduğumda kâğıdı ikinci elde satmak zorunda kaldım ve o günün faiz ortamı aleyhime olduğu için beklediğim getirinin altına düştüm. Paranın ne zaman gerekeceğini bilmiyorsanız, likit kalın.
-
Brüt oranları değil net oranları yazın
Bankanın vitrinindeki oran genelde brüt yıllık faizdir ve stopaj kesilir. Bonoda da faiz gelirinden vergi kesintisi olur, oranlar araca ve kişiye göre değişebilir. Ben kararı ancak iki aracın elime geçecek net tutarını aynı vade için hesaplayınca verebildim. Kalem kâğıtla şu tabloyu doldurmanızı öneriyorum:
Kalem Vadeli hesap Hazine bonosu Yatırılan tutar Vade (gün) Brüt getiri Vergi/stopaj kesintisi Komisyon, saklama, aracılık masrafı Genelde yok Ele geçen net tutar -
Gizli maliyetleri sorun
Bononun görünen getirisi bankadan bir miktar yüksek çıktığında sevindim, sonra aracı kurumun alım-satım komisyonunu ve hesap işletim ücretini görünce fark ciddi biçimde daraldı. Küçük tutarlarda bu masraflar getiriyi ezer. Bankada da hesap işletim ücreti, minimum bakiye koşulu gibi maddeleri okumadan imza atmayın.
-
Risk tarafını dürüstçe kıyaslayın
Tasarruf mevduatı, belirli bir tutara kadar mevduat sigortası kapsamındadır; o sınırın üzerindeki kısım bankanın kredi riskine bağlıdır. Hazine bonosunda karşı taraf devletin kendisidir, yani yerel para cinsinden en düşük kredi riskli araç kabul edilir. Buna karşılık bono, faiz riski taşır: vade sonuna kadar tutmazsanız fiyat dalgalanmasına maruz kalırsınız. Yani "risksiz" kelimesi ikisi için de aynı anlama gelmiyor.
-
Enflasyon karşısındaki durumu düşünün
İki aracın da nominal getirisi sabittir. Vade uzadıkça enflasyonun getirinizi eritme olasılığı artar. Ben uzun vadeli sabit getirili kâğıtta bir kez bu dersi aldım; bugün uzun vadede sabit oranı kilitlemek yerine merdiven kuruyorum: paranın bir kısmı 3 ay, bir kısmı 6 ay, bir kısmı 1 yıl. Böylece her vade dönüşünde güncel orana geçebiliyorum.
-
Operasyonel kolaylığı hesaba katın
Vadeli hesap açmak birkaç dokunuş. Bono almak içinse yatırım hesabı, ihale takvimi ya da ikinci el piyasa takibi gerekiyor. Zamanınız ve ilginiz yoksa, birkaç puanlık fark uğruna sürekli takip etmeniz gereken bir yapıya girmeyin.
-
Kararı yazılı verin
Ben artık her yatırım öncesi tek satır not yazıyorum: "Şu tutarı, şu tarihe kadar, şu net getiri beklentisiyle bağlıyorum." Bu not, piyasa oynadığında paniğe kapılıp erken çıkmamı engelliyor.
Sık Yapılan Hatalar
- Brütü brütle, neti netle karıştırmak. Bir tarafın brüt, diğerinin net oranını kıyaslayıp yanlış tercih yapmak en yaygın hata.
- Yıllık oranı vade getirisi sanmak. "%40 faiz" ifadesi yıllıktır; 3 aylık vadede eline geçecek tutar bunun yaklaşık dörtte biridir.
- Acil durum fonunu bağlamak. Acil fonun görevi getiri üretmek değil, hazır olmak. Onu vadeye veya bonoya kilitlemek, ilk aksilikte kredi kartına yönelmenize yol açar.
- Tek kâğıda, tek bankaya yığmak. Sigorta limitini aşan mevduatı tek kurumda tutmak gereksiz risk.
- Küçük tutarda komisyonu görmezden gelmek. Sabit ücretler küçük anaparada getirinin önemli kısmını yiyebilir.
- Kampanya oranını kalıcı sanmak.